İçindekiler
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedir, unsurları nelerdir?
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası
- Şikâyet, uzlaştırma ve zamanaşımı
- Görevli mahkeme ve yargılama süreci
- HAGB, erteleme ve seçenek yaptırımlar
- Şüpheli, sanık veya mağdur olarak ne yapmalısınız?
- Antalya’da avukatın bu süreçteki rolü
- Konuya İlişkin Yargıtay Kararı
- İlgili Makaleler
- Sıkça Sorulan Sorular
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, bir kimsenin bir yere gitme ya da bir yerde kalma serbestisinin hukuka aykırı biçimde ortadan kaldırılmasıyla oluşur ve TCK m.109’da düzenlenir. Suçlamanın hangi fıkraya göre yapıldığı; cezanın miktarını, görevli mahkemeyi ve zamanaşımını doğrudan belirler. Bu sayfada şüpheli, sanık ve mağdur açısından sürecin nasıl işlediğini adım adım anlatıyoruz.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu nedir, unsurları nelerdir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesine göre, bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişi bu suçu işlemiş olur. Kanun korunan değeri kişinin hareket serbestisi olarak belirlemiştir; mağdurun bir odaya kilitlenmesi, zorla araca bindirilip başka bir yere götürülmesi, evden çıkmasının engellenmesi ya da belirli bir yerde tutulması bu suçun tipik örnekleridir.
Suçun oluşması için aranan başlıca unsurlar şunlardır:
- Mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma serbestisinin fiilen ortadan kaldırılması,
- Bu kısıtlamanın hukuka aykırı olması (örneğin kanuni bir yakalama yetkisine dayanmaması),
- Failin mağduru alıkoyma iradesiyle, yani kastla hareket etmesi,
- Kısıtlamanın, alıkoyma iradesini gösterecek bir süre ve yoğunluğa ulaşması.
Uygulamada en çok tartışılan konu, eylemin kısa süreli bir engelleme mi yoksa gerçek bir alıkoyma mı olduğudur. Kasten yaralama veya tehdit gibi fiiller hürriyeti kısıtlamanın aracı olarak kullanılmışsa, bunların ayrı suç mu yoksa hürriyetten yoksun kılmanın unsuru mu sayılacağı da dosyanın sonucunu etkiler. Tehdit eylemleriyle bağlantılı durumlar için tehdit suçu sayfamıza da göz atabilirsiniz.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası
TCK m.109 cezayı kademeli olarak belirlemiştir:
- Temel hâl (m.109/1): Bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası.
- Cebir, tehdit veya hile kullanılması (m.109/2): Fiil işlenmek için veya işlenirken cebir, tehdit ya da hile kullanılırsa iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası.
- Nitelikli hâller (m.109/3): Suçun silahla; birden fazla kişi tarafından birlikte; kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle; kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak; üstsoy, altsoy, eş veya boşanılan eşe karşı; çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi hâlinde, birinci ve ikinci fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
- Ekonomik kayıp (m.109/4): Suç mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına yol açmışsa ayrıca bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
- Cinsel amaç (m.109/5): Suçun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
- Kasten yaralamanın ağır neticeleri (m.109/6): Suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.
Kanun ayrıca TCK m.110’da bir etkin pişmanlık hükmüne yer vermiştir: Fail, suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zarar vermeden onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Bu indirimin şartları dar yorumlanır; serbest bırakmanın zamanı ve kendiliğinden olup olmadığı dosyada delillerle ortaya konmalıdır.
Örnek hesap: Cebir veya tehditle işlenen suç (2-7 yıl) silahla ya da birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse ceza bir kat artırılır ve kanundaki aralık dört yıldan on dört yıla kadar hapse çıkar. Somut cezayı ise mahkeme, temel ceza ve indirim nedenleri üzerinden belirler.
Şikâyet, uzlaştırma ve zamanaşımı
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık, suçu herhangi bir yolla öğrendiğinde re’sen soruşturma başlatır; mağdurun sonradan şikâyetinden vazgeçmesi soruşturmayı ya da davayı kendiliğinden sona erdirmez. Mağdurun vazgeçme beyanı yalnızca katılma hakkı ve delil değerlendirmesi açısından önem taşır.
Bu suç, CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz. Bu nedenle kural olarak uzlaştırma yoluna gidilmez. Bununla birlikte, şüpheli suç tarihinde çocuksa ve diğer kanuni koşullar varsa CMK m.253/1-c kapsamında ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Dava zamanaşımı, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir (TCK m.66). Temel hâlde üst sınır beş yıl olduğundan süre sekiz yıldır; ikinci fıkra veya nitelikli hâllerde üst sınır beş yılı aştığından süre on beş yıla çıkar. Hürriyetten yoksun kılma kesintisiz bir suç olduğundan, zamanaşımı alıkoymanın sona erdiği andan itibaren işlemeye başlar. Sürelerin hesaplanması hakkında ayrıntılı bilgi için dava zamanaşımı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Görevli mahkeme ve yargılama süreci
Görevli mahkeme, iddianamede suça verilen vasıf ve bu vasıf için kanunda öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinde, diğerleri ise 11. madde gereğince asliye ceza mahkemesinde görülür. Bu nedenle:
- Temel hâl (1-5 yıl) ve cebir, tehdit veya hileyle işlenen hâl (2-7 yıl) asliye ceza mahkemesinin görevindedir.
- Birinci fıkradaki suçun nitelikli hâlle işlenmesinde üst sınır on yıl olur; bu sınır “on yıldan fazla” olmadığından dosya yine asliye cezada kalır.
- Cebir, tehdit veya hileyle işlenen suçun nitelikli hâlinde (4-14 yıl) ya da cinsel amaçla işlenmesinde üst sınır on yılı aşar; bu durumda dava ağır ceza mahkemesinde görülür.
Bu ayrım nedeniyle iddianamedeki suç vasfının doğru belirlenmesi kritik önemdedir. Ağır ceza mahkemesine giden dosyalarda bir Antalya ağır ceza avukatı ile çalışmak, nitelikli hâlin gerçekten oluşup oluşmadığının daha soruşturma aşamasında tartışılmasını sağlar.
Süreç genellikle şu sırayla ilerler: şikâyet veya ihbar üzerine soruşturma başlar; ifade, tanık, kamera kaydı, HTS ve adli rapor gibi deliller toplanır; savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir ya da iddianame düzenler. Mahkemenin iddianameyi kabulüyle kovuşturma evresi başlar, duruşmalar yapılır ve hüküm kurulur. Hükme karşı istinaf (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi), ardından şartları varsa temyiz (Yargıtay) yoluna gidilebilir.
HAGB, erteleme ve seçenek yaptırımlar
Mahkûmiyet hâlinde hangi lehe kurumların uygulanabileceği, sonuçta belirlenen cezanın miktarına bağlıdır:
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m.231): Sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis ise, sanığın kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti yoksa ve mağdurun zararı giderilmişse (ya da giderilmesi mümkün değilse) değerlendirilebilir. Sanığın HAGB’yi kabul etmemesi hâlinde uygulanmaz.
- Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m.51): İki yıl veya daha az hapis cezası için, sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılırsa uygulanabilir.
- Seçenek yaptırımlar (TCK m.50): Bir yıl veya daha az hapis cezası adli para cezasına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilebilir.
Nitelikli hâllerde alt sınır yükseldiğinden bu kurumların uygulanma ihtimali azalır. Suçun unsurlarına ilişkin daha teknik bir anlatım için Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu (TCK 109) yazımıza, HAGB şartları için HAGB nedir yazımıza bakabilirsiniz. Bu nedenle etkin pişmanlık, takdiri indirim ve suç vasfına yönelik savunmalar, lehe kurumlara ulaşmanın yolunu açabilir.
Şüpheli, sanık veya mağdur olarak ne yapmalısınız?
Hakkınızda bu suçlamayla işlem yapılıyorsa şu adımlar önemlidir:
- İfade öncesi müdafi talep edin: Kollukta veya savcılıkta susma hakkınız ve avukat yardımından yararlanma hakkınız vardır. İfadeyi dosyayı görmeden vermeyin.
- Olayın zaman çizelgesini çıkarın: Mağdurla nerede, ne kadar süre birlikte olunduğu; mağdurun ayrılma imkânı bulunup bulunmadığı bu suçta belirleyicidir.
- Delilleri kaybolmadan tespit ettirin: Kamera kayıtları, mesajlar, konum bilgileri ve tanıklar kısa sürede kaybolabilir; bunların dosyaya kazandırılmasını isteyin.
- Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz edin: Sulh ceza hâkimliği kararlarına, öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK 268).
- Mağdursanız hemen başvurun: Kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurup adli rapor alın; gerekiyorsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir talep edin ve kovuşturma aşamasında davaya katılma talebinde bulunun.
Mağdurun “şikâyetimden vazgeçiyorum” demesi bu suçta davayı düşürmez. Taraflar arasında barışma olsa bile savunmanın hukuki temelde kurulması gerekir.
Antalya’da avukatın bu süreçteki rolü
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma dosyaları çoğu zaman aile içi anlaşmazlıklar, ayrılık süreçleri, alacak-verecek tartışmaları ya da kavga olayları içinde ortaya çıkar. Bir Antalya ceza avukatı, soruşturma evresinden itibaren olayın gerçekten hürriyet kısıtlaması niteliğinde olup olmadığını, kısıtlamanın süresini ve yoğunluğunu, kullanılan cebir veya tehdidin ayrı suç oluşturup oluşturmadığını inceler.
Avukat bu süreçte ifade sırasında müdafi olarak hazır bulunur, lehe delillerin toplanmasını talep eder, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz eder, iddianamedeki suç vasfını ve görev kuralını denetler, duruşmalarda tanık ve mağdur beyanlarındaki çelişkileri ortaya koyar, etkin pişmanlık ve takdiri indirim şartlarını tartışır, hükme karşı istinaf ve temyiz başvurularını hazırlar. Mağdur tarafında ise şikâyet dilekçesi, katılma talebi, koruyucu tedbirler ve tazminat hakları konusunda destek sağlar.
Antalya ceza avukatı olarak sunduğumuz hizmetin kapsamını ceza davaları sayfamızda bulabilirsiniz. Nitelikli hâl iddiasıyla ağır ceza mahkemesine taşınan dosyalarda Antalya ağır ceza avukatı desteği de sağlanır. Dosyanızı değerlendirmek için iletişim sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz; Antalya ceza avukatı olarak süreç boyunca haklarınızı ve seçeneklerinizi açık biçimde anlatırız.
Antalya Ceza Avukatı, Avukat Saltuk Buğra Şimşek olarak bu konudaki soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu süreçlerinde hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti veriyoruz. Dosyanızı değerlendirmek için online randevu oluşturabilir veya +90 501 153 97 99 numarasından bize ulaşabilirsiniz.
Konuya İlişkin Yargıtay Kararı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/970, K. 2024/661, T. 23.01.2024
Dava, suç tarihinde 15 yaşından küçük olan çocuğun, ailesinin izni ve rızası dışında sanığın yanında bir süre kalmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı, sanığın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmış ve sanığın beraatine hükmedilmiştir.
Yargıtay, suçun oluşması için mağdurun bir yere gitmek veya bir yerde kalmak serbestisinin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulamıştır. Çocuğun akrabası olan sanığı arayıp onunla buluştuğu, kısa süre gezdikten sonra evine döndüğü olayda, sanığın alıkoyma iradesini gösterecek kadar uzun süre çocuğu yanında tutmadığı, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı değerlendirilmiş; TCK m.234/3’teki suçun da oluşmadığı belirtilerek beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kararın önemi: Karar, bu suçta belirleyici olanın mağdurun hareket serbestisinin fiilen kaldırılması ve failin alıkoyma iradesini gösteren süre ve yoğunluk olduğunu ortaya koymaktadır; kısa süreli ve rızaya dayalı birliktelik tek başına suç oluşturmaz.
İlgili Makaleler
Dava Zamanaşımı Süreleri (TCK 66): Hesaplama, Kesilme ve Olağanüstü Zamanaşımı
TCK 66’ya göre dava zamanaşımı cezanın üst sınırına göre 8, 15, 20, 25 veya 30 yıldır; kesilme halinde süre en fazla yarısı kadar uzar. Başlangıç, dur
Tutuklama Nedenleri ve Şartları (CMK 100)
Tutuklamanın şartları, katalog suçlar, tutuklama yasağı, tutuklama kararına itiraz, tutukluluk süreleri ve haksız tutuklama tazminatı CMK 100 ve devam
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu (TCK 109)
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu (TCK 109) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, bireyin bir yerde kalma veya bir yere gitme özgürlüğünün huku
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) NEDİR?
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): Şartlar, Sonuçlar ve Bilinmesi Gerekenler Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), Türk ceza adal
Sıkça Sorulan Sorular
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası nedir?
Temel hâlde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür. Fiil cebir, tehdit veya hileyle işlenirse ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Silah kullanılması, birden fazla kişiyle işlenmesi, eşe veya çocuğa karşı işlenmesi gibi nitelikli hâllerde ceza bir kat artırılır.
Bu suç şikâyete bağlı mıdır?
Hayır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu re’sen soruşturulur. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı kendiliğinden sona erdirmez.
Uzlaştırma mümkün müdür?
Bu suç CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almadığından kural olarak uzlaştırma uygulanmaz. Şüphelinin çocuk olduğu durumlarda kanunun ayrıca öngördüğü koşullar değerlendirilmelidir.
Dava hangi mahkemede görülür?
Temel hâl ve cebir, tehditle işlenen hâl asliye ceza mahkemesinde görülür. İddianamede nitelendirilen suçun kanundaki üst sınırı on yılı aşıyorsa, örneğin cebirle işlenen suçun nitelikli hâlinde, dava ağır ceza mahkemesine aittir.
Birkaç dakikalık engelleme de bu suçu oluşturur mu?
Her engelleme bu suçu oluşturmaz. Yargıtay, mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma serbestisinin fiilen kaldırılmasını ve failin alıkoyma iradesini gösteren bir süre ve yoğunluğu arar. Somut olayın tüm koşulları birlikte değerlendirilir.
Mağduru kendiliğinden serbest bırakmanın bir etkisi var mı?
TCK m.110 uyarınca fail, soruşturma başlamadan önce mağdura zarar vermeden onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. İndirimin oranı mahkemenin takdirindedir.
Eşe karşı işlenen suçta ceza nasıl belirlenir?
Suçun eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi m.109/3-e kapsamında nitelikli hâldir ve ceza bir kat artırılır. Aile içi olaylarda ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbirler de gündeme gelebilir.
Kasten yaralama veya tehdit ayrıca cezalandırılır mı?
Cebir veya tehdit hürriyeti kısıtlamanın aracıysa, m.109/2’deki ağırlaştırıcı neden olarak değerlendirilebilir. Kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşmişse m.109/6 uyarınca ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır.
Zamanaşımı süresi ne kadardır?
Temel hâlde dava zamanaşımı sekiz yıl, cezası beş yılı aşan hâllerde on beş yıldır. Suç kesintisiz suç olduğundan süre alıkoymanın sona erdiği andan itibaren işler.
HAGB veya erteleme mümkün müdür?
Sonuç ceza iki yıl veya daha az hapis ise ve diğer kanuni şartlar varsa HAGB ya da erteleme değerlendirilebilir. Nitelikli hâllerde cezanın alt sınırı yükseldiğinden bu ihtimal azalır.
Mağdur olarak ne yapmalıyım?
Vakit kaybetmeden kolluğa veya savcılığa başvurun, varsa yaralanmanız için adli rapor alın ve mesaj, kamera kaydı gibi delilleri koruyun. Kovuşturma aşamasında davaya katılarak sürecin tarafı olabilirsiniz.
Avukat hangi aşamada devreye girmeli?
En sağlıklı zaman ilk ifade öncesidir. Kollukta verilen ifade, sonraki tüm aşamaları etkiler; müdafi bu aşamada dosyayı inceleyip savunma stratejisinin temelini oluşturur.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi delilleri ve koşulları içinde değerlendirilmelidir. Yazıda anılan kanun hükümleri ve yargı kararları, yayın tarihindeki mevzuat ve içtihat esas alınarak aktarılmıştır.
Durumunuzu bir avukatla değerlendirin
Her ceza dosyası kendi delilleri ve usul koşulları içinde değerlendirilir. İfade, gözaltı, tutuklama, iddianame veya infaz aşamasındaysanız Antalya ceza avukatı ve Antalya ağır ceza avukatı olarak dosyanızı birlikte inceleyebiliriz.
