Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu (TCK 136)

Yazar:

Avukat Saltuk Buğra Şimşek - Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu (TCK 136)
Avukat Saltuk Buğra Şimşek – Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu (TCK 136)

Bir başkasının telefon numarasını, adresini, fotoğrafını ya da kimlik bilgisini izinsiz paylaşmak veya ele geçirmek, TCK 136 kapsamında hapis cezası gerektiren bir suçtur. Bu yazıda suçun unsurlarını, cezasını, soruşturma sürecini ve sanık ile mağdurun dikkat etmesi gereken noktaları sade bir dille anlatıyoruz.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu nedir?

Türk Ceza Kanunu, “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” bölümünde kişisel verilerin korunmasını üç ayrı suç tipiyle güvence altına alır: verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi (TCK 135), verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi (TCK 136) ve süresi dolan verilerin yok edilmemesi (TCK 138). Bu yazının konusu olan TCK 136, kişisel verinin bir başkasına aktarılmasını, kamuya yayılmasını ya da yetkisiz biçimde elde edilmesini cezalandırır.

Kişisel veri, belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ait her türlü bilgidir. Ad soyad, T.C. kimlik numarası, telefon numarası, adres, e-posta adresi, fotoğraf, sağlık bilgisi, banka bilgisi, araç plakası, IP adresi ve benzeri bilgiler bu kapsamdadır. Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler; eski sevgiliye ait fotoğraf ve telefon numarasının sosyal medyada paylaşılması, bir başkası adına sahte hesap açılması, şirket veri tabanındaki müşteri listelerinin dışarı sızdırılması ve başkasının telefonundan numara veya adres bilgisinin alınmasıdır.

TCK 136: “(1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.”

Suçun seçimlik hareketleri: vermek, yaymak, ele geçirmek

TCK 136 seçimlik hareketli bir suçtur; aşağıdaki hareketlerden herhangi birinin yapılması suçun oluşması için yeterlidir:

  • Vermek: Kişisel verinin, onu bilmeye yetkisi olmayan belirli bir kişiye veya kuruma aktarılmasıdır. Örneğin bir çalışanın müşteri bilgilerini rakip firmaya iletmesi.
  • Yaymak: Verinin belirsiz sayıda kişinin öğrenebileceği şekilde duyurulmasıdır. Sosyal medyada paylaşım, WhatsApp gruplarına gönderim veya internet sitesinde yayımlama bu kapsamdadır.
  • Ele geçirmek: Failin, hukuka aykırı yollarla veriyi kendi hâkimiyet alanına almasıdır. Başkasının telefonundan kendi numarasını arayarak numarayı öğrenmek, bir veri tabanından bilgi çekmek gibi.

Suçun oluşması için verinin daha önce hukuka uygun mu yoksa aykırı mı elde edildiğinin önemi yoktur. Hukuka uygun biçimde elde edilen bir veri de rızasız veya yasal dayanak olmadan başkasına verildiğinde suç oluşabilir. Belirleyici ölçüt, aktarımın veya ele geçirmenin “hukuka aykırı” olmasıdır. Kanunun açıkça izin verdiği durumlar (ör. yetkili makamın talebi üzerine bilgi verilmesi), ilgilinin açık rızası ya da hakkın kullanılması gibi hukuka uygunluk nedenleri varsa suç oluşmaz.

TCK 135 ile TCK 136 arasındaki fark

Uygulamada en çok karıştırılan konu, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu (TCK 135) ile TCK 136 arasındaki ayrımdır. TCK 135, veriyi hukuka aykırı olarak bir yere kaydetmeyi; TCK 136 ise veriyi başkasına vermeyi, yaymayı veya ele geçirmeyi cezalandırır. Bir fotoğrafı izinsiz kaydedip sonra sosyal medyada paylaşan kişi bakımından iki ayrı hareket söz konusu olabilir ve mahkeme bunların hangi suç tipine girdiğini ayrı ayrı değerlendirir.

Ayrıca verinin niteliği de suç vasfını değiştirebilir. Kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin ifşası özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134), mesaj içeriklerinin ifşası ise haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132) kapsamında değerlendirilebilir. Bu ayrım; cezanın miktarı, şikâyet şartı ve uzlaşma imkânı bakımından doğrudan sonuç doğurduğu için savunmanın ilk ele alması gereken konulardandır. Konuyla ilgili genel bilgi için kişisel verilere ilişkin suçlar sayfamıza da bakabilirsiniz.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun cezası

Suçun temel hâli için öngörülen ceza iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır. Cezayı artıran durumlar şunlardır:

  • TCK 137 nitelikli hâller: Suçun kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak veya belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Bu durumda ceza üç yıldan altı yıla kadar hapis olur. Banka, hastane, kargo, telekomünikasyon veya kamu kurumu çalışanlarının erişebildikleri verileri sızdırması tipik örneklerdir.
  • TCK 136/2: Suçun konusu, CMK 236/5-6 uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler (özellikle çocuk ve cinsel saldırı mağdurlarının ses ve görüntülü ifade kayıtları) ise ceza bir kat artırılır.

Tüzel kişiler bakımından ise TCK 140 uyarınca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Somut olayda verilecek cezanın belirlenmesinde failin kastının yoğunluğu, yayılan verinin niteliği ve zararın ağırlığı gibi TCK 61’deki ölçütler dikkate alınır.

Şikâyete bağlı mı, uzlaşmaya tabi mi?

TCK 139 açıkça, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçlarını şikâyet şartının dışında tutar. Bu nedenle TCK 136 şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet savcılığı suçu herhangi bir yolla öğrendiğinde re’sen soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez; ancak mağdurun tutumu cezanın belirlenmesinde ve takdiri indirimlerde dikkate alınabilir.

Suç, CMK 253’te sayılan uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almaz ve şikâyete bağlı olmadığı için genel kural olarak uzlaştırma yoluna gidilemez. Önödeme kapsamında da değildir; çünkü cezanın üst sınırı altı ayı aşmaktadır.

Görevli mahkeme ve yargılama süreci

Suçun yaptırımı, nitelikli hâller dahil on yıllık sınırın altında kaldığından yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır. Soruşturma aşamasında sosyal medya kayıtları, IP tespitleri, HTS kayıtları, cihaz incelemeleri ve bilirkişi raporları sıkça başvurulan delillerdir. Bu nedenle ifade öncesinde dosyanın teknik boyutunu bilen bir Antalya ceza avukatı ile görüşmek, ilk beyanın doğru kurulması bakımından önemlidir.

  1. Şikâyet veya ihbar: Savcılık re’sen ya da mağdurun başvurusuyla soruşturma başlatır.
  2. Delil toplama: Ekran görüntüleri, platform kayıtları, cihaz incelemesi ve tanık beyanları toplanır.
  3. İfade: Şüpheli, müdafi huzurunda ifade verir; susma hakkı saklıdır.
  4. İddianame: Yeterli şüphe varsa asliye ceza mahkemesinde kamu davası açılır.
  5. Karar ve kanun yolu: Hükme karşı istinaf, şartları varsa temyiz yoluna gidilebilir.

HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme

Temel cezanın alt sınırı iki yıl olsa da takdiri indirim (TCK 62) uygulandığında sonuç ceza iki yılın altına inebilir. Bu durumda şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya hapis cezasının ertelenmesi gündeme gelebilir. HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve mağdurun zararının giderilmesi gibi şartlar aranır. Sonuç ceza bir yıl veya daha az ise seçenek yaptırımlara çevrilmesi de değerlendirilebilir.

Verinin kaldırılması, yayının durdurulması ve mağdurun uğradığı zararın giderilmesi; hem HAGB şartı hem de cezanın bireyselleştirilmesi bakımından önem taşır. Ancak hiçbir avukat bu kurumların uygulanacağını önceden garanti edemez; karar mahkemenin takdirindedir.

Mağdur ne yapmalı?

  • Paylaşımın ekran görüntülerini tarih, saat ve bağlantı adresiyle birlikte saklayın.
  • Platforma kaldırma bildirimi yapın; gerekirse erişim engeli için başvurun.
  • Cumhuriyet savcılığına doğrudan veya kolluk aracılığıyla suç duyurusunda bulunun.
  • Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na idari başvuru imkânını da değerlendirin.
  • Manevi tazminat için hukuk yolunu ayrıca düşünün.

Veri ifşası çoğu zaman şantaj, tehdit veya ısrarlı takip gibi suçlarla birlikte işlenir. Bu suçlar nitelikli cinsel suçlarla birleştiğinde dosya ağır ceza mahkemesine taşınabilir; böyle durumlarda dosyayı bütün hâlinde değerlendirecek bir Antalya ağır ceza avukatı ile çalışmak savunma ve katılan vekilliği açısından tutarlılık sağlar.

Antalya’da hukuki destek

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlamasında suç vasfının doğru belirlenmesi, delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediğinin denetlenmesi ve cezanın bireyselleştirilmesi sonucu doğrudan etkiler. Şüpheli, sanık veya mağdur olarak sürece dahil olduysanız bir Antalya ceza avukatı ile erken aşamada görüşmeniz haklarınızı korumanıza yardımcı olur. Diğer suçlarla birleşen ve ağır ceza mahkemesinde görülen dosyalarda Antalya ağır ceza avukatı desteği de değerlendirilmelidir.

Somut dosyanızın değerlendirilmesi için Av. Saltuk Buğra Şimşek ile iletişim sayfası üzerinden görüşme planlayabilirsiniz.

Antalya Ceza Avukatı, Avukat Saltuk Buğra Şimşek olarak bu konudaki soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu süreçlerinde hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti veriyoruz. Dosyanızı değerlendirmek için online randevu oluşturabilir veya +90 501 153 97 99 numarasından bize ulaşabilirsiniz.

Konuya İlişkin Yargıtay Kararı

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/5899, K. 2023/5115, T. 20.06.2023

Olayda sanık ile mağdure arasında önceye dayalı bir arkadaşlık ilişkisi bulunmaktadır. Ayrılıktan sonra sanığın kendisine ulaşmasını istemeyen mağdure adresini ve telefon numarasını değiştirmiş; sanık ise yeni adresi tespit ederek mağdurenin evine zorla girmiş, onu alıkoymuş ve bu sırada mağdurenin cep telefonundan kendi numarasını arayarak mağdurenin yeni cep telefonu numarasını ele geçirmiştir. Yerel mahkeme bu eylem nedeniyle kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan hüküm kurmuştur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, TCK 136/1’in belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin başkasına verilmesini, yayılmasını ya da ele geçirilmesini suç olarak tanımladığını hatırlatmıştır. Daire, mağdurenin telefon numarasının bu yolla elde edilmesinin TCK 136/1’deki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğunu, bu gözetilmeden kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

Kararın önemi: Karar, telefon numarası gibi tek bir bilginin bile rızasız elde edilmesinin TCK 135 değil TCK 136 kapsamında ele alınması gerektiğini göstermesi bakımından suç vasfı tartışmalarında yol göstericidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun cezası ne kadar?

Suçun temel hâli için iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Kamu görevlisi tarafından yetki kötüye kullanılarak veya meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır.

TCK 136 şikâyete bağlı mı?

Hayır. TCK 139 bu suçu şikâyet şartının dışında tutmuştur. Savcılık suçu öğrendiğinde re’sen soruşturur ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez.

TCK 136 uzlaşmaya tabi mi?

Suç CMK 253’te sayılan uzlaşmaya tabi suçlar arasında değildir ve şikâyete bağlı da olmadığından kural olarak uzlaştırma uygulanmaz.

Birinin telefon numarasını izinsiz paylaşmak suç mu?

Telefon numarası kişisel veridir. Hukuka uygunluk nedeni olmadan başkasına verilmesi veya yayılması TCK 136 kapsamında suç oluşturabilir; somut olayda rıza ve paylaşımın amacı ayrıca değerlendirilir.

Sosyal medyada başkasının fotoğrafını paylaşmak hangi suçu oluşturur?

Fotoğraf kişisel veri niteliğindedir ve rızasız paylaşım TCK 136 kapsamında değerlendirilebilir. Fotoğraf kişinin özel hayatına ilişkinse TCK 134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gündeme gelebilir.

Başkası adına sahte sosyal medya hesabı açmak suç mu?

Yargıtay uygulamasında, bir kişinin kişisel bilgi ve fotoğrafları kullanılarak onun adına sahte hesap açılması TCK 136 kapsamında değerlendirilen olaylar arasındadır. Hesap üzerinden hakaret veya tehdit de varsa ayrıca bu suçlar gündeme gelir.

TCK 135 ile TCK 136 arasındaki fark nedir?

TCK 135 kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini, TCK 136 ise verilerin başkasına verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini cezalandırır. Hangi suçun oluştuğu fiilin niteliğine göre belirlenir.

Bu suçta HAGB verilebilir mi?

Takdiri indirimle sonuç ceza iki yıl veya altına inerse ve diğer yasal şartlar varsa HAGB değerlendirilebilir. Karar mahkemenin takdirindedir ve önceden garanti edilemez.

Verileri hukuka aykırı verme davasına hangi mahkeme bakar?

Bu suçun yargılaması asliye ceza mahkemesinde yapılır. Ancak başka suçlarla birlikte ağır ceza mahkemesinde görülen bir dosyada birleştirme söz konusu olabilir.

Şirket çalışanı müşteri bilgilerini sızdırırsa ne olur?

Çalışanın mesleğinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak veriyi vermesi hâlinde TCK 137 uyarınca ceza yarı oranında artırılabilir. Şirket bakımından TCK 140 uyarınca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri de söz konusu olabilir.

Kişisel verilerim paylaşıldıysa nereye başvurmalıyım?

Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunabilir, paylaşımı yapılan platforma kaldırma bildirimi yapabilir ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na başvurabilirsiniz. Delilleri tarih ve bağlantı bilgisiyle saklamak önemlidir.

Mağdur şikâyetini geri çekerse dava düşer mi?

Hayır. Suç şikâyete bağlı olmadığından şikâyetten vazgeçme kamu davasını düşürmez; ancak mağdurun tutumu ve zararın giderilmesi cezanın belirlenmesinde etkili olabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi delilleri ve koşulları içinde değerlendirilmelidir. Yazıda anılan kanun hükümleri ve yargı kararları, yayın tarihindeki mevzuat ve içtihat esas alınarak aktarılmıştır.

Durumunuzu bir avukatla değerlendirin

Her ceza dosyası kendi delilleri ve usul koşulları içinde değerlendirilir. İfade, gözaltı, tutuklama, iddianame veya infaz aşamasındaysanız Antalya ceza avukatı ve Antalya ağır ceza avukatı olarak dosyanızı birlikte inceleyebiliriz.

Hemen arayınRandevu

error: İçerik Fikri Mülkiyet Hakları Kapsamında Korunmaktadır