İçindekiler
- Yargılamanın yenilenmesi nedir?
- Hükümlü lehine yenileme nedenleri (CMK 311)
- En sık başvurulan neden: yeni delil ve yeni olay
- Sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi (CMK 314)
- Başvuru nereye yapılır, süreç nasıl işler?
- İnfaz devam eder mi? Ölen hükümlü için başvuru
- Kanun yararına bozma ile ilişkisi
- Yargılamanın yenilenmesinde hukuki destek
- Konuya İlişkin Yargıtay Kararı
- Sıkça Sorulan Sorular

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş bir ceza kararının sahte belge, yalan tanıklık veya sonradan ortaya çıkan yeni delil gibi nedenlerle yeniden görülmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur. Bu yazıda CMK 311-323 kapsamında başvuru nedenlerini, yeni delil şartını ve sürecin nasıl işlediğini açıklıyoruz.
Yargılamanın yenilenmesi nedir?
Ceza yargılamasında bir hüküm kesinleştikten sonra, kural olarak aynı fiil hakkında yeniden yargılama yapılamaz. Bu ilke hukuki güvenliğin temelidir. Ancak kesinleşmiş bir kararın sahte bir belgeye, yalan tanıklığa ya da sonradan ortaya çıkan yeni bir gerçeğe rağmen ayakta kalması adalet duygusunu derinden sarsar. Yargılamanın yenilenmesi, işte bu durumlarda kesin hükmün yeniden incelenmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 311 ila 323. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Bu yol olağan kanun yollarının, yani istinaf ve temyiz başvurularının yerine geçmez. Kesinleşmemiş bir karara karşı yargılamanın yenilenmesi istenemez; ayrıca hatanın giderilebileceği başka bir yol varsa bu yola gidilemez (CMK m.315/2).
Hükümlü lehine yenileme nedenleri (CMK 311)
Kanun, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesini yalnızca belirli ve sınırlı sayıdaki nedenlere bağlamıştır. CMK 311/1’e göre kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış dava şu hâllerde yeniden görülür:
- Belge sahteliği (a): Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması.
- Yalan tanıklık veya bilirkişilik (b): Yemin verilerek dinlenmiş bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı beyanda bulunduğunun anlaşılması.
- Hâkimin görev kusuru (c): Hükme katılan hâkimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, ceza kovuşturmasını veya mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevinde kusur etmesi.
- Dayanak hukuk hükmünün kalkması (d): Ceza hükmünün dayandığı hukuk mahkemesi kararının kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kaldırılması.
- Yeni olay veya yeni delil (e): Yalnız başına veya önceki delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini ya da daha hafif bir ceza içeren hükmün uygulanmasını gerektirecek nitelikte yeni olay veya delillerin ortaya konulması.
- AİHM kararı (f): Hükmün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlaliyle verildiğinin ve bu aykırılığa dayandığının AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespiti veya dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucu düşme kararı verilmesi.
CMK 311/1-f: “Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.”
Kanun yalnızca AİHM ihlal kararına dayalı başvuru için bir yıllık süre öngörür. Diğer nedenlerde ise başvuru kanunda belirli bir süreye bağlanmamıştır.
En sık başvurulan neden: yeni delil ve yeni olay
Uygulamada başvuruların büyük kısmı CMK 311/1-e bendine dayanır. Burada iki unsur aranır: delilin veya olayın yeni olması ve önemli olması.
- Yenilik: Delil, hükmü veren mahkemenin bilgisine sunulmamış, mahkemece incelenmemiş veya değerlendirilmemiş olmalıdır. Kesin hükümden önce var olan ancak dosyaya girmemiş bir delil de yeni sayılabilir.
- Önem: Delil, tek başına veya önceki delillerle birlikte, beraati ya da daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikte olmalıdır.
- Değerlendirilmiş delil yetmez: Yargılama sırasında mahkemece bilinen, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan delillere dayanılarak yenileme istenemez.
Örneğin aynı olay nedeniyle başka bir mahkemede yürütülen yargılamada sanığın hesabının başkası tarafından kullanıldığının tespit edilmesi, sonradan ortaya çıkan bir bilirkişi raporu, gerçek failin ikrarı veya olay anına ait yeni bir kamera kaydı bu kapsamda değerlendirilebilir.
Sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi (CMK 314)
Yargılamanın yenilenmesi yalnızca hükümlü lehine değil, sınırlı hâllerde sanık veya hükümlü aleyhine de istenebilir. CMK 314’e göre şu durumlarda aleyhe yenileme mümkündür:
- Sanık lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliğinin anlaşılması,
- Hükme katılan hâkimin sanık lehine görevinde kusur etmesi,
- Beraat eden sanığın daha sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunması.
Ayrıca CMK 315/1’e göre kanunun aynı maddesindeki sınırlar içinde yalnızca cezanın değiştirilmesi amacıyla yargılamanın yenilenmesi kabul edilmez. Yani “cezam alt sınırdan verilmeliydi” şeklindeki bir talep bu yolla ileri sürülemez.
Başvuru nereye yapılır, süreç nasıl işler?
Yargılamanın yenilenmesi istemi hükmü veren mahkemeye sunulur (CMK 318). Yargıtay’ın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de başvuru hükmü vermiş olan mahkemeye yapılır. Süreç iki aşamalıdır:
- Kabule değerlik incelemesi: Mahkeme duruşma yapmaksızın istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. İstem kanuna uygun yapılmamışsa, yasal bir neden gösterilmemişse veya bunu doğrulayan deliller açıklanmamışsa reddedilir (CMK 319/1). Bu karara itiraz edilebilir.
- Tebliğ ve diyecek: İstem kabule değer görülürse Cumhuriyet savcısına ve ilgili tarafa iki hafta içinde diyeceklerini bildirmek üzere tebliğ edilir.
- Delillerin toplanması ve esas incelemesi: İddialar yeterince doğrulanmazsa istem esassız olduğu gerekçesiyle duruşmasız reddedilir; aksi hâlde mahkeme yargılamanın yenilenmesine ve duruşma açılmasına karar verir (CMK 321). Bu karara karşı da itiraz yoluna gidilebilir.
- Yeniden yargılama: Duruşma açılırsa dosya yeniden görülür; mahkeme önceki hükmü onaylayabilir veya yeni bir hüküm kurabilir.
Yeterli delil varsa mahkeme, Cumhuriyet savcısının uygun görüşünü aldıktan sonra duruşma yapmaksızın derhâl beraat kararı da verebilir (CMK 322/2). Hükümlü ölmüşse duruşma yapılmadan gerekli deliller toplanarak beraat veya ret kararı verilir.
İnfaz devam eder mi? Ölen hükümlü için başvuru
CMK 312’ye göre yargılamanın yenilenmesi istemi hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz. Ancak mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir. Cezaevinde bulunan bir hükümlü için bu talebin başvuruyla birlikte gerekçeli şekilde yapılması önemlidir.
Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölmüş olması başvuruya engel değildir (CMK 313). Ölen hükümlünün eşi, üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri yargılamanın yenilenmesini isteyebilir; bunların yokluğunda Adalet Bakanı da başvurabilir. Beraat kararı verilmesi hâlinde, isteyen kişinin talebiyle önceki hükmün iptaline ilişkin karar Resmî Gazete’de ilan edilir.
Kanun yararına bozma ile ilişkisi
Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ve bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin kararlar kesindir. Bu aşamada hukuka aykırılık varsa Adalet Bakanlığı aracılığıyla kanun yararına bozma yoluna başvurulabilir. Yargıtay, yeni delil niteliğindeki olgulara rağmen talebin kabule değer görülmeyerek reddedildiği dosyalarda bu yolla müdahale edebilmektedir. Hükmün dayandığı tanık beyanlarının gerçeğe aykırı olduğu düşünülüyorsa, yalan tanıklık suçu yönünden yürütülecek bir soruşturmanın sonucu da yenileme nedenine dönüşebilir.
Yargılamanın yenilenmesinde hukuki destek
Yargılamanın yenilenmesi, dar ve teknik bir yoldur. Başvurunun hangi bende dayandırılacağı, yeni delilin neden “yeni” ve “önemli” sayılması gerektiği, eski dosyadaki delillerle nasıl birlikte değerlendirileceği dilekçede açıkça gösterilmelidir. Aksi hâlde talep, duruşma bile yapılmadan kabule değer görülmeyerek reddedilebilir. Bu nedenle kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararına karşı harekete geçmeden önce bir Antalya ceza avukatı ile dosyanın tamamını yeniden incelemek yerinde olur.
Ağır ceza mahkemelerinden verilen ve uzun süreli hapis içeren kararlarda, yeni delillerin toplanması ve infazın durdurulması talebi birlikte planlanmalıdır. Bu tür dosyalarda Antalya ağır ceza avukatı olarak eski yargılama tutanaklarını, gerekçeli kararı ve sonradan elde edilen delilleri birlikte değerlendiriyoruz. Antalya ağır ceza avukatı desteği, özellikle başka mahkemelerde ortaya çıkan çelişkili kararların veya bilirkişi raporlarının dosyaya kazandırılmasında önem taşır.
Kesinleşmiş bir ceza kararı hakkında yargılamanın yenilenmesi imkânını değerlendirmek isterseniz, Antalya ceza avukatı Av. Saltuk Buğra Şimşek ile iletişim sayfası üzerinden görüşme planlayabilirsiniz. Ceza hukukuna ilişkin diğer konular için ceza hukuku sayfamızı da inceleyebilirsiniz.
Antalya Ceza Avukatı, Avukat Saltuk Buğra Şimşek olarak bu konudaki soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu süreçlerinde hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti veriyoruz. Dosyanızı değerlendirmek için online randevu oluşturabilir veya +90 501 153 97 99 numarasından bize ulaşabilirsiniz.
Konuya İlişkin Yargıtay Kararı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/993, K. 2026/2741, T. 09.03.2026
Dosyada hükümlü, banka hesabı kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûm edilmiş ve karar istinaf incelemesi sonrası kesinleşmiştir. Daha sonra benzer bir olay nedeniyle başka bir ağır ceza mahkemesinde yürütülen yargılamada, aynı hesaba gelen paraların başka bir kişi tarafından aynı IP üzerinden aktarıldığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiş ve sanık beraat etmiştir. Hükümlü müdafiinin bu gelişmeye dayanan yargılamanın yenilenmesi talebi ve itiraz reddedilmiştir.
Kanun yararına bozma istemini inceleyen Daire, yargılama aşamasında bilinen ve değerlendirilen delillere dayanılarak yenileme istenemeyeceğini, ancak somut olgunun hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmayıp yeni delil niteliğinde bulunduğunu belirtmiştir. Talebin CMK 311/1-e kapsamında kabule şayan görülüp yapılacak yargılama sonunda hükümlünün durumunun belirlenmesi gerekirken itirazın reddedilmesini kanuna aykırı bulmuş ve kanun yararına bozma talebini yerinde görmüştür.
Kararın önemi: Karar, başka bir dosyada sonradan ortaya çıkan bilirkişi tespitlerinin CMK 311/1-e anlamında yeni delil sayılabileceğini ve bu durumda talebin kabule değerlik aşamasında reddedilmemesi gerektiğini göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yargılamanın yenilenmesi nedir?
Kesinleşmiş bir ceza kararının, kanunda sayılan sınırlı nedenlerin varlığı hâlinde yeniden görülmesini sağlayan olağanüstü kanun yoludur. CMK 311-323. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi için süre var mı?
AİHM ihlal kararına dayanan başvurularda süre, AİHM kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıldır. Diğer yenileme nedenleri için kanunda belirli bir başvuru süresi öngörülmemiştir.
Yargılamanın yenilenmesi hangi mahkemeye yapılır?
Başvuru, hükmü veren mahkemeye yapılır. Yargıtay’ın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur.
Yeni delil ne demektir?
Hükmü veren mahkemenin bilgisine sunulmamış, incelenmemiş veya değerlendirilmemiş ve tek başına ya da diğer delillerle birlikte beraati veya daha hafif cezayı gerektirebilecek delildir. Yargılamada bilinen ve tartışılan deliller yeni delil sayılmaz.
Yargılamanın yenilenmesi infazı durdurur mu?
Hayır, başvuru kendiliğinden infazı durdurmaz. Ancak mahkeme talep üzerine infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir.
Ceza infaz edildikten sonra yargılamanın yenilenmesi istenebilir mi?
Evet. CMK 313’e göre hükmün infaz edilmiş olması yargılamanın yenilenmesi istemine engel değildir.
Ölen bir kişi için yargılamanın yenilenmesi istenebilir mi?
Evet. Ölenin eşi, üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri başvurabilir; bunların yokluğunda Adalet Bakanı da yargılamanın yenilenmesini isteyebilir.
Sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi mümkün mü?
Sınırlı hâllerde mümkündür. Sanık lehine kullanılan belgenin sahteliği, hâkimin sanık lehine görev kusuru veya beraat eden sanığın sonradan hâkim önünde güvenilir ikrarı bu hâllerdendir.
Cezanın az veya çok verildiği iddiasıyla yenileme istenebilir mi?
Hayır. Kanunun aynı maddesindeki sınırlar içinde yalnızca cezanın değiştirilmesi amacıyla yargılamanın yenilenmesi kabul edilmez.
Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine itiraz edilebilir mi?
Evet. Kabule değer görülmeme kararına ve esassız olduğu gerekçesiyle ret kararına karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz merciinin kararı kesindir.
Yargılamanın yenilenmesi ile kanun yararına bozma arasındaki fark nedir?
Yargılamanın yenilenmesi ilgili kişinin hükmü veren mahkemeye başvurusuyla başlar ve maddi hataları giderir. Kanun yararına bozma ise Adalet Bakanlığı istemiyle Yargıtay’a gidilen ve hukuka aykırılıkları gideren bir yoldur.
AİHM kararı ile yargılamanın yenilenmesi nasıl istenir?
AİHM’in hükmün Sözleşme ihlaliyle verildiğini tespit eden kesinleşmiş kararı veya dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyonla düşme kararı üzerine, bu kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde hükmü veren mahkemeye başvurulur.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi delilleri ve koşulları içinde değerlendirilmelidir. Yazıda anılan kanun hükümleri ve yargı kararları, yayın tarihindeki mevzuat ve içtihat esas alınarak aktarılmıştır.
