Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunda Uygulamadaki Usul Hataları

Uyuşturucu madde Ticareti Suçunda uygulamadaki usul hataları

1. Suç Vasfında Hata Yapılması

Mahkeme kararlarında en sık rastlanan usul hatalarından biri, sanığın eyleminin nitelendirilmesinde yapılan hatalardır. Özellikle uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu arasındaki ayrımda yanılgıya düşülmesi yaygın bir sorundur.

  • Sanığın sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinin hatalı değerlendirilmesi suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozma kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay, Ceza Genel Kurulu

E. 2018/579, K. 2020/489

Karar Özeti

“Ele geçirilen (4) paket hâlinde toplam net 0,33 gram ağırlığındaki eroinin miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırları içinde kalması, gerek olay tutanağı içeriğinde gerekse kovuşturma evresinde tanık olarak dinlenen tutanak düzenleyicilerinin beyanlarında, sanığın suç konusu uyuşturucu maddeleri kullanma dışında bir amaçla bulundurduğunu ya da taşıdığını gösterir herhangi bir davranış içine girdiğine ilişkin bir anlatıma yer verilmemesi, yine dosya kapsamı itibarıyla ele geçirilen suç konusu uyuşturucu madde dışında sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin hassas terazi ya da paketlemede kullanılan ambalaj malzemeleri gibi materyallerin ya da başkaca herhangi bir somut delilin elde edilememesi, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünde yer verdiği “…Mahkememize yansıyan dosyalardan bilindiği üzere uyuşturucu madde satışı yapan sokak satıcılarının hiçbirisi üzerlerinde yüklü miktarda uyuşturucu taşıyarak bu işi yapmamaktadırlar. Kendilerine belirledikleri satış mahallinin yakınlarına satış için hazır hale getirilmiş uyuşturucuları saklamakta, üzerlerine 1-2 paket uyuşturucu alarak veya hiç almayarak müşterileri beklemekte ve müşteri ile anlaştıktan sonra da sakladıkları yerden uyuşturucuyu alıp getirerek müşteriye vermektedirler. Ayrıca satış için hazırlanmış uyuşturucu da hiçbir zaman 1 gramı da geçmemektedir ve esrarın bir içimliği 10 TL’ye, eroinin bir içimliği de 20 TL’ye satılmaktadır. Ayrıca bu işin ticaretini yapanlar maddi imkansızlığı olan çocukları ve gençleri kullanmaktadırlar. Hiçbiri de yakalandığında kendilerine bu işi yaptıranları ifşa etmemektedir. Bu manada sanığın arkasında birilerinin olması kuvvetle muhtemeldir. Ancak kim ya da kimler olduğu hususunda bilgi verilmediğinden bunların tespiti de mümkün olmamaktadır…” şeklindeki suçun sübutuna ilişkin gerekçenin dosyada yer alan kanıtlarla desteklenmeyen, varsayıma dayalı bir değerlendirme olması, tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın uyuşturucu madde kullanmadığını belirtmesinin suç konusu uyuşturucu maddeleri kullanma dışında bir amaç için temin edip bulundurduğu şeklinde yorumlanamayacağı, aksinin kabulü hâlinde ikrarda bulunulmamasının cezalandırılması anlamında bir uygulamaya yol açacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmasının aksine, suç konusu uyuşturucu maddeleri satacağına, başkasına vereceğine veya kullanma dışında başka bir amaçla bulundurduğuna ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Dairenin düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün, sanığın sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinin hatalı değerlendirilmesi suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.”

  • Sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinde, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair somut delil bulunmadığına dair iddialar yer almaktadır.
  • Sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçu olduğu ve suç vasfında hataya düşülerek eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiği görüşü bildirilmiştir.
  • Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin, değişen suç vasfı yönünden bozulduğu, suç vasfında hata yapıldığı ve suçun kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçu olduğu belirtilmiştir.
  • Sanıkların eylemlerinin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu halde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulması talep edilmiştir.

2. Yazım ve Maddi Hatalar

Mahkeme kararlarının gerekçeli karar başlıklarında veya hüküm kısımlarında yapılan yazım hataları da usul hataları arasında yer alabilmektedir. Bu tür hataların mahkemece düzeltilebilir nitelikte olması mümkündür.

  • Gerekçeli karar başlığında suç adının “uyuşturucu madde ticareti yapma” yerine “kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak” olarak yanlış yazılması, mahkemesince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
  • Gerekçeli karar başlığına suç adının “uyuşturucu madde ticareti yapma“ yerine “kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak” olarak yazılması, mahkemece düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
  • Gerekçeli karar başlığında suç türünün “ uyuşturucu madde ticareti yapma ” yerine “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal etme” olarak yazılması, mahkemece düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
  • Dosyanın incelenmesi sonucunda, onanmasına ve bozulmasına karar verilen hükümlere konu suçların, “uyuşturucu madde ticareti yapma” yerine, maddi hata sonucu “uyuşturucu madde kullanmak” şeklinde gösterildiği anlaşılmakla, söz konusu maddi hatanın düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Dairemizin kararındaki yazıma ilişkin maddi hatanın düzeltilmesi istenmiştir.
  • Gerekçeli karar başlığında suç adının “uyuşturucu madde ticareti yapma” yerine “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama , Madde Ticareti Yapma veya Sağlama, Kiymetli Damgada Sahtecilik” yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
  • Gerekçeli karar başlığında suç’un “uyuşturucu madde ticareti yapma” yerine “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak” olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
  • Yüksek Daire ilamında “SUÇLAR” bölümünde Uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin sadece sanıklar hakkındaki hükümler temyize konu edildiği hâlde, bu bölümde “Uyuşturucu madde ticareti yapma; tüm sanıklar yönünden” şeklinde gösterildiği tespit edilmiştir.

3. Eksik İnceleme ve Hatalı Değerlendirme

Mahkeme kararlarında eksik inceleme yapılması veya delillerin hatalı değerlendirilmesi de usul hatalarına yol açabilmektedir.

  • Sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinde, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, ele geçen maddenin kullanım sınırında olduğuna, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına ilişkin iddialar yer almaktadır.
  • İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz sebepleri arasında eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu hüküm tesis edildiği belirtilmiştir.
  • Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri arasında, eksik inceleme yapıldığına ve delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına dair iddialar bulunmaktadır.
  • Sanık ve müdafinin temyiz istemleri arasında, eksik soruşturma ve yetersiz delillerle karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin uyuşturucu madde kullanma suçu kapsamında kaldığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin herhangi bir emarenin bulunmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin iddialar yer almaktadır.
  • Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri arasında, delillerin eksik değerlendirildiğine, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına ilişkin iddialar bulunmaktadır.
  • Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığına, kullanıcı olduğuna, ticaret kastı ile hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığına, yerleşik içtihatlara göre uyuşturucu ticareti yapma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, hükümde çelişki ve eksiklikler bulunduğuna, soyut ihbarı destekler delil olmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri bulunmaktadır.

4. Delillerin Hukuka Aykırı Toplanması

Delillerin hukuka aykırı şekilde toplanması da mahkeme kararlarında usul hatalarına yol açabilmektedir.

  • Sanık müdafinin temyiz sebepleri arasında, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkin iddialar yer almaktadır.
  • Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığına, idrarında uyuşturucu tespit edilmesi sonucu kullanıcı olduğuna, kararın gerekçesiz olduğuna, delillerin hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın tahliye edilerek hükmün bozulması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri bulunmaktadır.

5. Yargılama Sürecindeki Hatalar

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapılmaması da usul hatalarına neden olabilmektedir.

  • Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği ve sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
  • Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
  • Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri bulunmaktadır.
  • Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, eksik inceleme yapıldığına, delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri bulunmaktadır.

Sonuç

Uyuşturucu madde ticareti suçunda mahkeme kararlarında yapılabilecek usul hataları; suç vasfının hatalı belirlenmesi, gerekçeli karar başlıklarında veya hüküm kısımlarında yazım ve maddi hatalar, eksik inceleme ve delillerin hatalı değerlendirilmesi, delillerin hukuka aykırı toplanması ve yargılama sürecindeki usulsüzlükler olarak özetlenebilir. Bu tür hataların tespiti ve düzeltilmesi, adil yargılanma hakkının sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir