Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, bireylerin psikolojik dinginliğini, sükûnet içerisinde yaşama hakkını ve ruhsal bütünlüğünü korumayı amaçlayan bir hürriyete karşı suç tipidir. Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen bu suç; bir kimseyi sadece rahatsız etmek amacıyla, ısrarlı bir şekilde telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasıyla oluşur. Kanun koyucu bu düzenleme ile kişilerin rahatsız edilmeden, huzurlu bir şekilde yaşamlarını sürdürme özgürlüğünü güvence altına almıştır.
Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Cezası Kaç Yıldır?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun temel şekli için kanun koyucu üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörmüştür. Bu suç tipi için hapis cezası dışında doğrudan bir adli para cezası seçeneği sunulmamıştır; ancak mahkeme, hükmedilen kısa süreli hapis cezasını TCK 50. madde hükümleri uyarınca adli para cezasına çevirebilir. Eğer eylem mağdur üzerinde güvenlik endişesi yaratacak boyuta ulaşırsa, suçun niteliği değişerek “Israrlı Takip” (TCK 123/A) kapsamında daha ağır cezalar gündeme gelebilir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu İçin Şikayet Süresi Ne Kadardır?
Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bir suçtur. Mağdurun, huzur ve sükununu bozan eylemi ve bu eylemi gerçekleştiren faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde yetkili makamlara şikayette bulunması gerekir. Şikayetten vazgeçilmesi durumunda soruşturma veya kovuşturma sona erer ve açılmış olan kamu davası düşer.
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarda (…) şikayet süresi altı aydır.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Uzlaştırmaya Tabi mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlar genel olarak uzlaştırma kapsamındadır. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu da şikâyete tabi olduğu için uzlaştırma girişimine tabidir. Soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; tarafların uzlaşması halinde dosya kapanır, uzlaşma sağlanamazsa yargılama aşamasına geçilir.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunda Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Suçun cezası bir yıla kadar hapis olduğu için, TCK 66/1-e maddesi uyarınca bu suç için dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Fiilin işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde kesin bir hüküm verilmezse, dava zamanaşımı nedeniyle düşer ve sanık hakkında ceza verilemez.
Madde 66- (1) (…) kamu davası; (…) e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Şartları Nelerdir?
Suçun oluşması için iki temel şartın bir arada bulunması gerekir: Israr ve Özel Maksat. Failin davranışı (telefon etmek, gürültü yapmak vb.) bir defaya mahsus kalmamalı, süreklilik arz etmeli yani “ısrarlı” olmalıdır. Ayrıca fail, bu eylemi başka bir amaçla (örneğin alacak tahsili veya hakaret etmek için değil) “sırf mağdurun huzur ve sükununu bozmak amacıyla” yapmalıdır. Eğer failin amacı başka bir suç işlemekse (örneğin tehdit), bu suç değil, amaçlanan diğer suç oluşur.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Unsurları Nelerdir?
Maddi unsur; ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya hukuka aykırı başka bir davranışla mağdurun rahatsız edilmesidir. Manevi unsur ise doğrudan kast ve “sırf huzur bozma” şeklindeki özel saiktir. Failin bu özel amacı gütmediği durumlarda suç oluşmaz. Hukuka aykırılık unsuru ise, gerçekleştirilen rahatsız edici davranışın hiçbir yasal dayanağının bulunmamasını ifade eder.
Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunda Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Huzur ve sükunun bozulması, kişinin yaşam kalitesini ve ruhsal dengesini sarsan bir haksız fiildir. Bu nedenle mağdur, ceza davasının yanı sıra hukuk mahkemelerinde manevi tazminat davası açabilir. Failin ısrarlı eylemleri mağdurda psikolojik bir yıpranma, elem veya keder yaratmışsa, mahkeme kişilik haklarına saldırı nedeniyle uygun bir tazminat miktarına hükmedebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Sadece bir kez aramak huzur ve sükunu bozma suçunu oluşturur mu? Hayır. Kanun metni “ısrarla” ifadesini kullanmaktadır. Yargıtay uygulamalarına göre eylemin tekerrür etmesi ve belirli bir yoğunluğa ulaşması şarttır. Tek seferlik bir arama veya mesaj bu suçun oluşması için yeterli değildir.
2. Gecenin bir yarısı müzik açmak bu suça girer mi? Eğer bu eylem belirli bir kişiyi hedef alarak ve onu rahatsız etmek amacıyla “ısrarla” yapılıyorsa TCK 123 kapsamına girer. Ancak genel bir gürültü veya komşuluk hukukuna aykırı bir durum söz konusuysa Kabahatler Kanunu hükümleri veya idari yaptırımlar uygulanabilir.
3. Israrlı takip (Stalking) ile bu suç arasındaki fark nedir? Israrlı takip (TCK 123/A), mağdur üzerinde ciddi bir endişe veya güvenlik korkusu yaratacak boyuttaki daha ağır fiilleri kapsar. TCK 123 ise daha çok günlük sükûnetin ve iç huzurun rahatsız edilmesine yöneliktir.
4. Borçluyu sürekli arayan alacaklı bu suçu işlemiş olur mu? Alacaklının asıl amacı alacağını tahsil etmekse “sırf huzur bozma maksadı” bulunmadığından bu suç oluşmayabilir. Ancak aramalar makul sınırları aşar, taciz boyutuna ulaşır ve borçluyu sırf bezdirmek için yapılırsa suç unsurları tartışılabilir.
5. Bu suçtan dolayı cezaevine girilir mi? Suçun cezası 3 ay ile 1 yıl arasındadır. Bu miktar, sanığın geçmişi temizse HAGB (CMK 231) veya cezanın ertelenmesine (TCK 51) elverişlidir. Bu hükümler uygulandığında sanık fiilen cezaevine girmeyebilir.
Yukarıda yer alan bilgiler mutlak sonuç olmayıp yüzeysel bir değerlendirmedir. Detaylı bilgi almak için bir avukata danışmanız tavsiye edilmektedir.
